27 Aralık 2012 Perşembe

Büyükada

İstanbul açıklarındaki Prens adalarının en büyüğü olan Büyükada 5.4 km2 yüzölçümüne sahiptir. Kışın nüfusu 7000 – 8000 civarında olmakla birlikte yazın günübirlik gelen ziyaretçilerle bu sayı 20 000 lere ulaşabilmektedir. İstanbul’un Maltepe (Kartal) sahiline uzaklığı 2300 metredir. Güneyinde Yüce tepe adında 203 metre yükseklikte, kuzeyinde ise 164 metre yükseklikte Manastır tepesi adında iki tepesi vardır. Adanın tarihi ile ilgili en eski bulgu Büyük İskender’in babası olan Makedonya Kralı 2. Philip’e ait olan altın sikkelerdir (Antik madeni para). Tamamı 207 sikkeden oluşan define İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

İstanbul açıklarındaki adalara Prens adaları denmesinin nedeni Bizans döneminde kraliyet ailesinden olan kişilerin sürgün yeri olarak kullanılmasındandır. Prens adaları Fatih Sultan Mehmet Tarafından İstanbul’un fethinden bir ay önce fethedilmiştir.

1. Dünya savaşına kadar İstanbul’da yaşayan Rum toplumunun yoğun olarak yaşadığı Büyükada 1. Dünya savaşı ve Kurtuluş savaşı sonrası Rum toplumunun azalması sonucunda canlılığını kaybetmiştir. 1940 lı yıllarda devlet bürokrasisinin ve varlıklı İstanbulluların gözde sayfiye yerlerinden biri olmasıyla birlikte eski şaşaalı günlerine kavuşmuştur. Yine aynı dönemde üstün nitelikli mimari yapılarla süslenmiş, zaman içinde de İstanbul halkının da günü birlik gezinti mekânlarından biri hâline gelmiştir.

Adanın Kuzey-Güney doğrultusuna dik olarak çıkan Dil Burnu vardır, ünlü bestecimiz Osman Nihat Akın’ın Yine bu yıl ada sensiz içime hiç sinmedi, Dilde yalnız dolaştım hep gözyaşlarım dinmedi adlı Nihâvend eserindeki dil, Büyükada’nın dil burnudur. Osman Nihat Akın bu eseri her yıl gittiği Büyükada'da ziyaret ettiği can dostu Ahmet Refik Altınay'ın ölümü üzerine yazmıştır.

Büyükada'nın iki yanındaki Yörük Ali ve Nizam Plajları, Luna Park, Aşıklar, Viranbağ kır gazinoları, korulukları, biri iskeleden başlayıp adanın tüm çevresini dolaşan büyük tur, diğeri Araba Meydanı’ndan başlayıp Dil’den, Aşıklar Kır Gazinosu’ndan Lunapark’a oradan da Maden’e geçerek binildiği noktaya dönülen küçük tur olmak üzere araba turları, Luna Park meydanındaki süslü eşeklerle yapılan geziler Büyükada gezilerinin başlıca eğlenceleri haline gelmiştir.

Adanın en yüksek tepesinde Aya Yorgi Kilisesi ve Aya Yorgi Manastırı bulunmaktadır. Buradaki ilk yapı, M.S. 6. yüzyıl'da inşa edilmiştir. Bu mevkide, birçok kilise ve manastırın kalıntıları da vardır. Bunlardan bazıları günümüze kadar ulaşmış, bazıları yıkıntı olarak kalmıştır.

İsa Tepesi'nde ise Hristos kilise ve manastırı ile Rum Yetimhanesi bulunmaktadır. Rum Yetimhanesi'nin binası harabe olmasına rağmen halen dünyanın en büyük ahşap tek parça yapılarındandır. Kumsal semtindeki Ayios Dimitrios kilisesi de Büyükada'nın önemli dini yapılarındandır. Adadaki küçük Ortodoks cemaat, büyük ayinlerini burada yapar.

Büyükada'da bulunan 4 camiden mimari bakımdan en dikkat çekeni II. Abdülhamit tarafından yaptırılan Hamidiye Camii'dir. Mimari açıdan Batı etkisinde inşa edilmiş bulunan mekân, Ada Cami Sokağı'nda bulunmaktadır.

Tarihi ve doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından biridir. Motorlu taşıtların yasak olduğu (resmi araçlar hariç) adada ulaşım bisiklet ve faytonlarla sağlanır. Denize girmek için halk plajları vardır.

Lev Troçki'nin, Sovyet lideri Stalin tarafından sürgün edildikten sonra 1929-1933 yılları arasında yaşadığı Nizam Mahallesi'ndeki ev ve ünlü yazar Reşat Nuri Güntekin'in Maden Mahallesi'ndeki evi adayı ziyaret edenlerin ilgisini çekmektedir. Aya Yorgi manastır ve kilisesine her yıl 23 Nisan ve 24 Eylül günlerinde sayısız insanın 200 metrelik bu tepeyi tırmanıp kiliseye ulaşınca, inancı doğrultusunda dua ettiği, dilek tuttuğu ve dileklerinin yerine geleceği inancı vardır.

İstanbul şehir hatları vapurları ile Büyükada’ya gidebilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder